cartoon porn games
cartoon porn tube
cartoon porn tube

No: 099, Juin - Haziran - June 2018

poème || şiir || poem

poème || şiir || poem (115)

su çarkı suyla öpüşüyor şırıl şırıl

öğle güneşinde sarhoş sinekler

kuşlar sanki kanatlarıyla seçiyorlar en güzel ötecekleri ağaçları

huzur ki ıtırlı kalın bir çeper gibi abanıyor hayata

sonra birden ne oluyorsa oluyor bir anı pıhtı gibi tıkıyor akışı

sanki değirmen hiç orada olmamış gibi
susuyor

ayılıp ısırmaya başlıyor sinekler

anılar ki sıcakta kalın bir çeper gibi abanmasa hayata acıtacak sinekler

Jeudi, 24 Mai 2018 15:43
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...
Ayarımız bozuk
Kahve fincanı
Tanıdık gelmeyen yerler
Kayıp olduğumuz
Nokta sıfır nokta sıfır
Üçüncüyüz yarışmalarda
Gerçeklik
Yer değiştiren plastik
Koku
Kanserojen tetiğinde
Parmaklarımız
Geç kalmışlık
Koştuğumuz son
İçindeki cini
Kaç defa çağırsak
Da gelse
Renkli ekranın
Karmaşası
Beklenti
Sınırlı nefes alma
Araları
Duraklarımızda
Düşüncelerimizin
İşgali görüntü yığınağı
Sıfır nokta sıfır
Bir yazılım kodu
Uykumuz/Hatalı entry

Unutulmanın zindanlardandın

eririm dönemem

bu şehrin haritasını çizsem

İki taşın öpülmesini anlatırım size

kim vurulduysa ağlarım onun için

sonsuza kalmayabilirim biliyorum

bir zarda kayıp ederim bütün oyunu

hile yaparım dönerim gözyaşlarınıza

 

taşlanırım iklimlerinizden bahara yaslanırken

Mardi, 03 Avril 2018 20:49
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...
I
Ey sen
hakikâtsizlikhırkasını giyinen
sağ elimin ölüler diyarındaki oğlu
Ben yüzü yere bakan çan çiçeklerinin örselediğiyim…
II
Her şeyim var biliyorum
gecem, kafesim ve yapraklarını sıyıran kalbim
Suyunu unutmuş gölü ağzında taşıyan güvercin
sen miydin gecemin zehrine şifa
incitilmiş eski yaramda
III
Aşılmaz çitlere çarpan
yaprak değil, benim. Bilmiyorsun-
bahar evinde kış uykusuyum üstü ölümle örtülü
Şimdi usulca öp yaprağı, toprağı ve soğuk kalbimi
tanrı  hangi ummanın koynuna sığarsın k

I

Burada dur Menad, 
burada, hayat'ın tam orta yerinde...

Görüyor musun izleri Menad,

evimizin üstünde mavi tabut kayıklar

ve ölümlü tanrılar...

Dimanche, 04 Mars 2018 20:11
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...
095-2nf-yunluelreha-sahibindensatlkyuz
Haziran 2012

her depremde

sıvaları biraz daha dökülecek yüzümün

depremlere sigortasız yüzümün

yaz aklının, bir köşesine

“rûhum sat’lık değil”

ufuksuz bir câmi arkasından bakan yüzümün


güneş içine içine batıyor

gözlerinin feri  gibi

zarlar atılıyor

kolsuz Agop sıvalarıma bakıyor


tophâne’de nargile kokusu

eşiğe düşeşim tam bu an

aklın eşiğine düşeş

iç geçiriyor annem

vitaminsizliğime üzülüyor


neden gereksiz şeylere üzülür ki anneler?

kolsuz Agop göz kırpıyor.


iç. bireylikler, S. 46/Eylül-Ekim 2012, s. 12

Samedi, 17 Février 2018 15:19
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...

Bu satırlar tekne kazıntısı, sakat çocuğum, kıymetlim
Beynimin son salgısı, lambalar bir bir sönerken
El etek çekerken bir bir kelimeler
Medet dilbilim!
Bir tek kuralları kalmış
Mavi ispirto ısıtmış hamamı
Bu son yalım, valla üşürsün sonra
İster düşün Türkçe, ister yaz Arapça, İngilizce, İbranice
Kireç sıvalı duvarlara görünmez mürekkeple
Elif Lam Mim...
Bana yarın için görevler verin
Yakamı bırakın bu gece...


[08.11.2017 / facebook]

Vendredi, 10 Novembre 2017 19:06
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...

indir sırtından sırtları

yat uyu

kuştüyü yatak değil

dağ koynu

sokul uyu

kollar seni bu dere

çatal kaya

bu yalansız ağaç


iç. Akatalpa, sayı: 212, Ağustos 2017

Mardi, 05 Décembre 2017 17:08
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...

her dağın kuytuluğunda o dağın içine

bir yol vardır

bilene

tavşan geçer mi

geçer

ardıç karaca

bıldırcın civanperçemi

dadaloğlu geçer


iç. "Akatalpa", sayı: 210, Haziran 2017

Vendredi, 24 Novembre 2017 16:56
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...

ben şimdi seni seveyim desem

nerede duracağını bilemem

gelincik iken uzun

kızılları kırlangıç göğüsün


üç yaprak beş yaprak

yeşilden kesilmeyen büyüsün


ben şimdi seni unutayım desem

nereni unutacağımı bilemem


iğnesi ipliği

düğmesi iliği

kaçışımın hepi hepiciği

bu


iç. "Edebiyat Nöbeti Dergisi", Sayı 11, 2017

Dimanche, 05 Novembre 2017 16:56
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...

şimdi karabasanlar yeterince avutmuyorsa beni

avutmuyorsa şimdiki ve geçmiş zaman
mişli geçmiş mişli gelecek dil çekimi
suçlamaların kehaneti ve zindan karanlığı
suskunsam, mutlaka bir nedeni olmalı

sana anlatacaktım zaten, zamanım yoktu
yağmurlu gecede ansızın götürülüşümü
karabasnlar tufanı düşümü anlatacaktım
zamanım yoktu, seviyordum üstelik
sevgi durağında bekliyordum, ıslandım sonra

üşüyordum, kasığım sancıyordu üstelik
üzerimde ne varsa aldılar, kalemimi de
hava akımında sönen mum gibiyim hücrede
anahtar sözcüklerle şiirler yazıyorum
mermer mermer kazıyorum ezberime
ateş yanar köz üste, söz düşer söz üste
sürmeli göz üste tüten hesretin buğusu
ellerinin sıcaklığı ışık yılı uzakta
kilit sözcüğünü sevmiyorum bu yüzden

kilit sözcüğünü sevmiyorum bu yüzden
karanlık bir dehlizdeyim,yüreğim sende kaldı
darplardan sonraki izler bedende kaldı
işte şiir volkanıyım az kaldı püskürmeye
az kaldı izinsiz yatmaya, izinsiz tükürmeye
bu anlatılan ben miyim, kaç ben var bende
çoğala çoğala benler, azala azala günler
aklanıp sana geleceğim şahancasına
bu kolay olmayacak biliyorum, nasıl anlatsam
sana yazdığım mektup eline geçmeyebilir
narçiçeği sevdalar üretiyorum yetmez mi

 

iç. "belalı sevda'', dönemeç yay., l986

 

 

Mardi, 17 Octobre 2017 15:47
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...

ben beni bildim bileli hayat;

guguk kuşu kurnazlığına ladestir
nice aldandım...
kelime, kelimeye anlam teklif ederse
pervane düşüdür ateşböceği
yanar tutuşurum imgesine

teklifsizdiler!

Dimanche, 01 Octobre 2017 15:47
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...

[Bu, annemin, 1928 doğumlu şair, ressam Fatma Süzme Afyonlu’nun en az elli yıl önceden kalma bir şiiri - Mustafa Ziyalan]


Havva soyundanım, eksiğim yok,

Bileğim ince.

Kafam ufaksa da bir alem kurmuşum,

Dimdik, genişliğince.


Havva’danım elbet, eteklerimde taht ve kan,

Taç olmak başa!

Yoncalar çıkar çayırlarda saf, kendiliğinden

Çok çok o’yum işte!


Cömert ellerimle harcamak helalinden

Sevmek karşılıksız;

Vermek varımı yoğumu, vermek bana vergi

Alınız, almayınız…


Karıncadan, kartala dek kaynaşır kan bürüklü

Zifiri karanlıkta yüzüm aşikar;

Ben ışığım gecelerde kocaman

Yıldızlar… Yıldızlar!..


Gün ışıyana dek korkunç gayretim,

Sancı ciğerimde çırpınır dil dil

Oğulu ben yarattım ben,

Tanrı değil!


Kahra karşı gücüm artar sımsıcak;

Sevince, bir oğul verince

Havva soyundan eksiğim yok,

Bileğim ince…

Mercredi, 26 Juillet 2017 17:23
Read more...

Seni seviyorum karın yağıp eriyişi gibi sessizce

güneşin düşsel bir ormana dökülüşü gibi

yerbitimlerinden sessizce

kır kokulu yellerin dağılışı gibi kentin telaşına sessizce

seni seviyorum dehşetinden korkan

cehennemler gibi sessizce

seni seviyorum bir yıldıza bakar gibi sessizce

seni seviyorum bir vadiden akar gibi sessizce

uyanan toprak gibi ilk bahara

kesilmiş çimen kokuları gibi duyarak kokunu

öperek öperek nasılsa dokunmadan sessizce

sessizlik deyip geçme

aşkın kuşattığı muammadır sessizce

seni seviyorum acaba ben miyim diyen sessizce

umudunu aşkını güzelliğini temizliğini

ışığını sessizce seviyorum

 

iç. hata günlüğü, şiiri özlüyorum yay., 1.b, İstanbul 2014, s.77

 

Mardi, 15 Août 2017 18:43
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...

yusufun kuyuda unuttuğu betik göğe yazıldı

siz ‘yıldız kaydı’ diyorsunuz ya

bir sayfa çevrildi hatadan ve aşktan

önce züleyha okudu

*

ben bütün bahçelere uzak ay ışığı gibiyken

yıldız sağanaklarına tebessüm etti

yalnızlığa ve hüzne bırakmadı evreni

*

ben çölden geldim

bağışla üstüme döküyorsam içerken aşkı

 

babam da annem de ülkem de feodal idi

duyuyorduk bazen çan sesleri gibi

kalbimizden geçerken aşkı

*

şair olarak değil seven olarak yazdım seni

sen şiir ararken sazlıklarımda ey üveyik

ben çoktan ney için kesilmiştim

güneşte dudağını bekliyordum

 

iç. hata günlüğü, şiiri özlüyorum yay., 1.b, İstanbul 2014, s.9

 

Jeudi, 27 Juillet 2017 18:43
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...

şiir çıplak bırakır

yoksa nasıl duyulur dünyanın teni

sarmaşıklara kır bitkilerine dolanıyorum

bu, size görünmeye  yeter

kuşlardan öğreniyorum konuşmayı yeniden

sindirim en hassas yeri sistemin

gaga, yutak, kursak ve taşlık

çamurlu sözcükler kusuyorum sürekli

silikon B, kansız ölüm

Vendredi, 14 Juillet 2017 19:48
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...
Edip Cansever’in Tomris Uyar’ın 41. doğum günü için yazdığı şiirin özgün kopyası. Böylelikle 15 Mart şiirleri tamamlanmış oluyor.
086-1y-guzbayan-edipcansever-coll._of_hayri_turgut_uyar-y-001
Mardi, 02 Mai 2017 11:04
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...
I
Ey sen
hakikâtsizlikhırkasını giyinen
sağ elimin ölüler diyarındaki oğlu
Ben yüzü yere bakan çan çiçeklerinin örselediğiyim…
II
Her şeyim var biliyorum
gecem, kafesim ve yapraklarını sıyıran kalbim
Suyunu unutmuş gölü ağzında taşıyan güvercin
sen miydin gecemin zehrine şifa
incitilmiş eski yaramda
III
Aşılmaz çitlere çarpan
yaprak değil, benim. Bilmiyorsun-
bahar evinde kış uykusuyum üstü ölümle örtülü
Şimdi usulca öp yaprağı, toprağı ve soğuk kalbimi
tanrı  hangi ummanın koynuna sığarsın k

Güneş yine battı Almerina

yine yaprak fırtınası…

Bilirsin yağmurertesi iki gün güneş fazla buralara,

koltuğumu bahçeye çevirdim

ve yüzümü,

birkaç işçi kırmızı ağ geriyor ağaçların etrafına

ağaçların ruhu derin sarı bir uykuda…

Dimanche, 02 Avril 2017 18:08
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...

ayartan bir bakış, zulme kargış olasın

bademler çiçek açarcasına
bir ana kucak açarcasına gel
silahlardan arındırılmış
bir dünya özlemiyle sımsıcak
tellim tellim dudu dillim
şafaklarda…
şafaklarda düşledim seni

Samedi, 18 Février 2017 20:13
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...