famous cartoon porn
porn cartoons
cartoon porn tube

No: 102,  Septembre - Eylül - September 2018

poème || şiir || poem

poème || şiir || poem (124)

Güzdü. Güzeldi.
Bizimle dönüyordu dünya
Kör noktasındasın
Sevgili bakışların. Yüzünde
Bulutsu bir aydınlık ve sesinde
Gizil ürpertisi. Hazır
Dehşetin
Siyah bağ ufkundur. Üşürsün
Gözlerin kapalı, gövden açık
Bakışların körelten noktasındasın
Mavi kuş eşiniyor. Pencerede
Kar iniyor. Tane tane
Sıcak yine de...
Bir avucunda çaldığın ateş
Çalınan yaşamın, diğerinde
Senindir acıyan gövde
Elin, tüylerin, tırnakların, kanın...
Ve senin değil...
Ne de bir kimsenin
Bir sevişme kadar apaçık olacaklar
Bir sevişme kadar belirsiz
Sevgiliden daha bilgili onlar ama, daha özenli....
Ağzın mührü erir. Korku
Paralar zarını bilincin
Kök heceye dönersin
İniltiyi de geçip: Gövdeye...

Onda köklendiydi
Acı ve mutluluk
Onda çürüdü

Ses
Akar
Havada
Bir ırmak
Ardı sıra
Sessizlik...
Kan
Kanar
Kanar insan nasıl!
Vendredi, 24 Août 2018 18:45
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...
Güzdü. Güzeldi.
Bizimle dönüyordu dünya
Kör noktasındasın
Sevgili bakışların. Yüzünde
Bulutsu bir aydınlık ve sesinde
Gizil ürpertisi. Hazır
Dehşetin
Siyah bağ ufkundur. Üşürsün
Gözlerin kapalı, gövden açık
Bakışların körelten noktasındasın
Mavi kuş eşiniyor. Pencerede
Kar iniyor. Tane tane
Sıcak yine de...
Bir avucunda çaldığın ateş
Çalınan yaşamın, diğerinde
Senindir acıyan gövde
Elin, tüylerin, tırnakların, kanın...
Ve senin değil...
Ne de bir kimsenin
Bir sevişme kadar apaçık olacaklar
Bir sevişme kadar belirsiz
Sevgiliden daha bilgili onlar ama, daha özenli....
Fırlatıp attıydı
en çok seven seni
Ön yüzünden arka yüzüne
Bir leke gibi durduğun sayfanın

Bakışın, tenindir
Görüşün acın

Sesin dolanır seslerinin taşına
Dönen, sesine yapışan sesin
Sesinin üstünde çığlık-
çığlığa kuşlar....

Elim derimin üzerinde gidip geliyor
Gözkapaklarımın altında yıldızsı parıltılar
Susuz bir ırmak akıyor üstümden
Boşluğa akıyorum
Senden püskürüp
Mardi, 21 Août 2018 18:43
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...

ağacına yük olan dalları budandıkça arka bahçenin kuşlar saklanır da salıncaksız kalır elleri şubatın

biri olmamı yok et…bilinmeyeninle dokun bana, kanaatsiz kalayım… gizli gizli gidip de gelmeyenin kasvetli sessizliğinden kurtulsun düşüncem, tenime muktedir ölümsüzü kışkırtsın hırpani id’inde yazgısını inciten kelebek hiçin hazzında hicret etsin, suretime kanayan sabah, akşamı önce sunsun aynaların oklarından saklasın cam kırıklarını gözlerime tüneller kazan o yutturmaca kanat maskarası dinginliğin tutsağını yontsun mağarasında nefesten nefese geçsin o yaranın merhemine orfeus bizimle hemnefes yalnızlık o yozlaşan aliterasyon o yeniden kezzap insan insana…
ah! sakat hafıza…
dilimin üstüne koy adını…
insanın ne çok hali var ve ne kadar az elleri…ezgilerini kapılara sürgüleyen bu müthiş uzaklıklar…bilmem kaç bin km. gözyaşı…kan damıtan kara kuyuda ay tek tek geziyorken saklanan ölümleri…
dilimin üstüne koy adını…
mahşerinde bir rulet gibi döndürdüğün birikiyor kendini kendinde boğan cellat yolculuklarda her şeyiyle her şey aynasına kalıyor puslu ve sesinin konakladığı yerde kumarbaz…
dilimin üstüne koy adını…
seninle hatırlanacak bir yer ararken metruk bahçesiyle dökülüyor bendeki mevsim…boşluğumda sallanan çiçeğini görüyorum ah, kundaklanan nar!...ülkemin cibresine sınır diye çiziliyor… hangi denizin dehlizine mülteci yazılıyor birden ellerim yok… banazerkedilen kangren gende başlıyor ayini alarmların…
dilimin üstüne koy adını…
her şeyiyle her şey kırmızı bir ruj kadar eski
her şeyiyle her şey bir kapının gölgesinde git gide ben
her şeyiyle her şey durmadan düşürdüğüm bir harf durmadan ayağıma takılan
her şeyiyle her şey sen tekrardan başka ne ki her şeyiyle baktığı gibi gizlime çirkabından içer mi ayın doğuşunu sabırsız mayınlarsa kuru yapraklara intiharını icra eden takvim zavallılığı kayıp zamanda çığrından çıkmış aşk ilk hecesinde kara bir serenad tutturmuş ilk hecesinde fire ezilmiş şiire zoom kirpinin kasıklarında amonyaklı kelebekler…
dilimin üstüne koy adını…
bahis başlasın
evenorodd!...
“acı çekmek bir yanlış anlama”nın suskunluğuysa adresini taşların bildiği bu yüzden yontuyorum bilmeden yüzümün ay kırıklarını kendini yasaklayan bahçelerden biteviye savaşlara… yontucu muyum, yontu mu… bütün bahçeleri ben mi tarumar ettim… bilmiyorum…unuttum bir ağacın intiharında…şimdi bir yaprağın hesabını ödemenin derdindeyim, sararmış bir halkı iştahsız baharlardan kurtarmanın… hafızam savurmadan kendini unutuluşun dağınıklığına… sinsice rest çekerken zaman kapıların blöfünü görmenin…
dilimin üstüne koy adını…
gerilsin tel pulloff…
her şeyiyle her şey ölü notaların aradığı ölü gitar ve daktilonun ölü tuşları gökyüzünden sürülen nil…
dilimin üstüne koy adını
her şeyiyle her şeyinde kimin kanadığını söylesin bana birileri

blacksabbath örneğin
ya da warpigs

evetevet
mutlaka ikincisi

 

 

 

 

 

 

 

 

Vendredi, 24 Août 2018 17:12
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...

şüphesiz seninle hesaplaşmak değildir niyet

ey! yollarıma hüzün gerdekleyen aşk

yalnızlığım tam tekmil çıkıp gelsem kapına

bütün ışıklarını kapatırdı şehrin

ağlar yırtılırdı malum acemileşirdi balıklar

adımızdan artan baharlar yakılırdı sularda

karlar eridikçe her birimize dar gelen bahçe

demode elbisem cebimde gazoz kapakları

ola ki ihtilâl haberleri hasarlı bir selâm meselâ

Lundi, 20 Août 2018 17:11
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...
Ayarımız bozuk
Kahve fincanı
Tanıdık gelmeyen yerler
Kayıp olduğumuz
Nokta sıfır nokta sıfır
Üçüncüyüz yarışmalarda
Gerçeklik
Yer değiştiren plastik
Koku
Kanserojen tetiğinde
Parmaklarımız
Geç kalmışlık
Koştuğumuz son
İçindeki cini
Kaç defa çağırsak
Da gelse
Renkli ekranın
Karmaşası
Beklenti
Sınırlı nefes alma
Araları
Duraklarımızda
Düşüncelerimizin
İşgali görüntü yığınağı
Sıfır nokta sıfır
Bir yazılım kodu
Uykumuz/Hatalı entry

Yok mu bu görüntünün tamamı

bitmiş hali

utanmadan üstünü çıkartıp

atılmışlar çöplüğü

derinlik delisi

uçurum sevdalıları

cebindeki jiletle yaşayanlar

ipini boynunda taşıyan sıska dev

yarını umursamadan

olmayan sonrası

gürültüyü durdurun içimdeki

nerede yanmış filmlerin

rejisörleri

kanına morfin pompalayan genç kızlar

uyuşmuş halk vapurun içinde

gider de gider

Mardi, 21 Août 2018 18:11
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...

bir döküntü şiir kazıyorum
bekletilmiş dilinden suyun
teninizi taşta arınırken buldum
kasımda günlerin sorusu feveran
nelerle dindirsem bir makam-
sızı söylüyor sonu gelmez peşrev
zaten artık her şeyi yanlış söylüyor
ağrılar yazgısı sesinizde geçilmeyen
ulandığı yerden uzuyor bir gölge
en olmayacak yerinizi susuyor sonra, sizi
...düşünüyorum da
insandan esirgeyecek ne vardı
yazmamışım ömrümce
tepeden tırnağa yerlisidir şiirin
yenik aşklardan kalan
içi deşildikçe sıragölleri surların
gözlerinizden mevsimlere
yığınla kasım karası bu sıryumağı
bu kış aniden bastırmış gibi tavrınız
karlarından mahcup kasketsiniz birazda whipcord
değil ama tüvit geçiyor olabilir aramızdan tramvay
kül rengi kediler ister de denebilir
leyl şehrin istilasıydınız
gölgesi kısacık ufacıklarla
bundandı kırılması taşların istiklal'de
öyle uluorta öyle şikayetsiz kusursuz

sizi tanımlamamdan mı mağdur
anlaşılır kılınması hüsran mabedinizin
-aslında öyle biri değilimdir, özür de dileyebilirim
kasımlar biraz da gözümüzü karartır ya
ondandır diyelim bu dil dökmeler

sahi fark etmediniz mi şu duvar niye çatlamış
ayna mıymış su muymuş
ne size yurt ne bana gövde
kökünden sökülmüş toprağı dağıtılmış
bildiniz mi o neyi anlatmış

 

 

 

 

 

 

 

 

Vendredi, 17 Août 2018 17:32
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...

ne beklediğimi sorma incir ağacı

şu sokaktan geçecek kendimi bekliyorum

Mercredi, 01 Août 2018 17:29
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...

nisan yağmurları çiseliyor

ada, eski bir aşk misali

kırık dökük eksikliği günlerin…

alıçlar.mimozalar, ısınan deniz.

Vendredi, 20 Juillet 2018 15:57
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...

boş bir sandal gibi bakıyorsun uzaklara

dalgın şehirden bir merhaba beklerken yüzün

yine geç kalıyorsun kendine

kar tutuyor bak

odandaki öksüz gül

Dimanche, 08 Juillet 2018 20:40
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...

su çarkı suyla öpüşüyor şırıl şırıl

öğle güneşinde sarhoş sinekler

kuşlar sanki kanatlarıyla seçiyorlar en güzel ötecekleri ağaçları

huzur ki ıtırlı kalın bir çeper gibi abanıyor hayata

sonra birden ne oluyorsa oluyor bir anı pıhtı gibi tıkıyor akışı

sanki değirmen hiç orada olmamış gibi
susuyor

ayılıp ısırmaya başlıyor sinekler

anılar ki sıcakta kalın bir çeper gibi abanmasa hayata acıtacak sinekler

Jeudi, 24 Mai 2018 15:43
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...
Ayarımız bozuk
Kahve fincanı
Tanıdık gelmeyen yerler
Kayıp olduğumuz
Nokta sıfır nokta sıfır
Üçüncüyüz yarışmalarda
Gerçeklik
Yer değiştiren plastik
Koku
Kanserojen tetiğinde
Parmaklarımız
Geç kalmışlık
Koştuğumuz son
İçindeki cini
Kaç defa çağırsak
Da gelse
Renkli ekranın
Karmaşası
Beklenti
Sınırlı nefes alma
Araları
Duraklarımızda
Düşüncelerimizin
İşgali görüntü yığınağı
Sıfır nokta sıfır
Bir yazılım kodu
Uykumuz/Hatalı entry

Unutulmanın zindanlardandın

eririm dönemem

bu şehrin haritasını çizsem

İki taşın öpülmesini anlatırım size

kim vurulduysa ağlarım onun için

sonsuza kalmayabilirim biliyorum

bir zarda kayıp ederim bütün oyunu

hile yaparım dönerim gözyaşlarınıza

 

taşlanırım iklimlerinizden bahara yaslanırken

Mardi, 03 Avril 2018 20:49
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...
I
Ey sen
hakikâtsizlikhırkasını giyinen
sağ elimin ölüler diyarındaki oğlu
Ben yüzü yere bakan çan çiçeklerinin örselediğiyim…
II
Her şeyim var biliyorum
gecem, kafesim ve yapraklarını sıyıran kalbim
Suyunu unutmuş gölü ağzında taşıyan güvercin
sen miydin gecemin zehrine şifa
incitilmiş eski yaramda
III
Aşılmaz çitlere çarpan
yaprak değil, benim. Bilmiyorsun-
bahar evinde kış uykusuyum üstü ölümle örtülü
Şimdi usulca öp yaprağı, toprağı ve soğuk kalbimi
tanrı  hangi ummanın koynuna sığarsın k

I

Burada dur Menad, 
burada, hayat'ın tam orta yerinde...

Görüyor musun izleri Menad,

evimizin üstünde mavi tabut kayıklar

ve ölümlü tanrılar...

Dimanche, 04 Mars 2018 20:11
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...
095-2nf-yunluelreha-sahibindensatlkyuz
Haziran 2012

her depremde

sıvaları biraz daha dökülecek yüzümün

depremlere sigortasız yüzümün

yaz aklının, bir köşesine

“rûhum sat’lık değil”

ufuksuz bir câmi arkasından bakan yüzümün


güneş içine içine batıyor

gözlerinin feri  gibi

zarlar atılıyor

kolsuz Agop sıvalarıma bakıyor


tophâne’de nargile kokusu

eşiğe düşeşim tam bu an

aklın eşiğine düşeş

iç geçiriyor annem

vitaminsizliğime üzülüyor


neden gereksiz şeylere üzülür ki anneler?

kolsuz Agop göz kırpıyor.


iç. bireylikler, S. 46/Eylül-Ekim 2012, s. 12

Samedi, 17 Février 2018 15:19
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...

Bu satırlar tekne kazıntısı, sakat çocuğum, kıymetlim
Beynimin son salgısı, lambalar bir bir sönerken
El etek çekerken bir bir kelimeler
Medet dilbilim!
Bir tek kuralları kalmış
Mavi ispirto ısıtmış hamamı
Bu son yalım, valla üşürsün sonra
İster düşün Türkçe, ister yaz Arapça, İngilizce, İbranice
Kireç sıvalı duvarlara görünmez mürekkeple
Elif Lam Mim...
Bana yarın için görevler verin
Yakamı bırakın bu gece...


[08.11.2017 / facebook]

Vendredi, 10 Novembre 2017 19:06
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...

indir sırtından sırtları

yat uyu

kuştüyü yatak değil

dağ koynu

sokul uyu

kollar seni bu dere

çatal kaya

bu yalansız ağaç


iç. Akatalpa, sayı: 212, Ağustos 2017

Mardi, 05 Décembre 2017 17:08
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...

her dağın kuytuluğunda o dağın içine

bir yol vardır

bilene

tavşan geçer mi

geçer

ardıç karaca

bıldırcın civanperçemi

dadaloğlu geçer


iç. "Akatalpa", sayı: 210, Haziran 2017

Vendredi, 24 Novembre 2017 16:56
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...

ben şimdi seni seveyim desem

nerede duracağını bilemem

gelincik iken uzun

kızılları kırlangıç göğüsün


üç yaprak beş yaprak

yeşilden kesilmeyen büyüsün


ben şimdi seni unutayım desem

nereni unutacağımı bilemem


iğnesi ipliği

düğmesi iliği

kaçışımın hepi hepiciği

bu


iç. "Edebiyat Nöbeti Dergisi", Sayı 11, 2017

Dimanche, 05 Novembre 2017 16:56
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...

şimdi karabasanlar yeterince avutmuyorsa beni

avutmuyorsa şimdiki ve geçmiş zaman
mişli geçmiş mişli gelecek dil çekimi
suçlamaların kehaneti ve zindan karanlığı
suskunsam, mutlaka bir nedeni olmalı

sana anlatacaktım zaten, zamanım yoktu
yağmurlu gecede ansızın götürülüşümü
karabasnlar tufanı düşümü anlatacaktım
zamanım yoktu, seviyordum üstelik
sevgi durağında bekliyordum, ıslandım sonra

üşüyordum, kasığım sancıyordu üstelik
üzerimde ne varsa aldılar, kalemimi de
hava akımında sönen mum gibiyim hücrede
anahtar sözcüklerle şiirler yazıyorum
mermer mermer kazıyorum ezberime
ateş yanar köz üste, söz düşer söz üste
sürmeli göz üste tüten hesretin buğusu
ellerinin sıcaklığı ışık yılı uzakta
kilit sözcüğünü sevmiyorum bu yüzden

kilit sözcüğünü sevmiyorum bu yüzden
karanlık bir dehlizdeyim,yüreğim sende kaldı
darplardan sonraki izler bedende kaldı
işte şiir volkanıyım az kaldı püskürmeye
az kaldı izinsiz yatmaya, izinsiz tükürmeye
bu anlatılan ben miyim, kaç ben var bende
çoğala çoğala benler, azala azala günler
aklanıp sana geleceğim şahancasına
bu kolay olmayacak biliyorum, nasıl anlatsam
sana yazdığım mektup eline geçmeyebilir
narçiçeği sevdalar üretiyorum yetmez mi

 

iç. "belalı sevda'', dönemeç yay., l986

 

 

Mardi, 17 Octobre 2017 15:47
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...

ben beni bildim bileli hayat;

guguk kuşu kurnazlığına ladestir
nice aldandım...
kelime, kelimeye anlam teklif ederse
pervane düşüdür ateşböceği
yanar tutuşurum imgesine

teklifsizdiler!

Dimanche, 01 Octobre 2017 15:47
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...