lesbian cartoon porn
cartoon porn pic
cartoon network porn

No: 095, Février - Şubat - February 2018

MÜNZEVİ Featured

Rate this item
(1 Vote)

hâl içre metanete dönüşen müşahede

mislince örülüyor tuğlalar

karaköy’ün gün sızdırmayan dar sokaklarında

bir ikindi üstü,

gölünden koparılmış ney’e üflenen bir nefes

aksak semai tınısının altında eziliyor

helvadan müteşekkil kırılasıca putlar.

kadın bir teklif gibi susarak artmakta

nağmelerinpeşisıra

şiirler sustukça boyanmakta mor bir yalnızlığa

kendinden vazgeçtiğiydi oysa şahitsiz teslimiyet

ayarı aksak saatler gibi terkediyor içini

arabesk bir damardan seğirten izmaritçe asabi

demi kavi çay kadar dudağa setriavret

örtünüyor alaycı bir tebessüm ah o kadar münzevi

farklı bir beklentisi var az ya da çok

manası içine bürülü batıni tefsirler gibi

anlaşılmaktan uzak


anlaşılmak bir film ihtimaliydi

tıka basa dolu cep sinemalarında

belki siyah beyaz

başrolde münasebetsiz silüetin sokağa sızan

yerli yersiz kahkahası

dekolte kirpik altı çiziyor kalem usulca

sonra rujuna değen o kanaatkâr mutluluk

ayakları koşar adım mezattan

hissesine düşen hengameye karışır

duruşu albenili düşleri uçuk


niçinsiz bir kadındı sorgulaması hüzün döküyordu

kızıl saçlarından bitimsiz düşlerine

karşısında o adam, ya şair ya her yerde

kalbinden sızanları bırakıyor masaya

şiiri çok belalı, soğudukça acısı artan

bakışlarla didikliyor alıngan inzivayı

bu kadın mı şiire sahip çıkacak hem de

boş satıra harf harf sığdırıp hiçliğini

öznesiz hayatın elinden kum gibi kayarak

yok olurken kayıtsız dokümanlar

bu kadın mı dökecek kelimeleri istisnasız kalıba


hayır şair görmedi ki gözleri;

paslı çatılardan sızan güneşin okşadığı nesnelere aşina

gözleri yaklaştıkça uzaklaşıyor keder

eminönüt ezgahından alınmış ucuz nakışlı ibrik

sıradışı pozlara yatıyor objektifin ucunda

ünsiyet kuruyor ya camdan canaymışçasına

o dondurulmuş anları kaparken yarınlardan

gelgelelim şair bundan bihaber.


evet kadın gördü günübirlik bakışlarla döllenmiş

çatlayacak tohum beklentisinde büyüyen uzaklığı

bilmediği o günahın pişmanlığında volta atan

yaradana çaresiz boyun eğiş

büyüttü göğsüne saplanan yaşama sancısını

şimdi yazdığı suya batmayan kalemin karaladığı müsveddeyi

bırakacak kaldırım taşlarını okşayan mütevazi ayaklarına

bilinir bilinmez tövbeyi doğuracak şaire inat

tasvirsiz mabedin en ücra köşesinde.


o iktidar hevesi gibi değil üstelik

gayba karışan ikonanın duruşundan sokağa sızan

anlaşılmaz yalnızlık

elinde olsa susacak tüm kelimelere inat

şarabı tek seferde dipleyip dingin uykuya bırakacak başını

tavanı delik kutsal mekânın pejmürdeliğinde

kokusu olsa adının deyiverirdi şaire

gördüğü rüya belki mısralarına ilham

belki benliğini sıyaran bir zoraki silkiniş

kokusu yok olsa da en pervasız rüzgarlar alıp götürür

ölesiye çıplak sebepsizliğe

şair yürür elleri ceplerinde yolu çok sıradışı

geride niçinini sorgulayamayan münzevi kadın kalır

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Last modified on Lundi, 18 Juillet 2016 12:10
Login to post comments