porn cartoon
cartoon porn games
cartoon xxx

No: 093, Décembre - Aralık - December 2017

Kılçıksız, Jozef

Rate this item
(2 votes)

 

jozef-kilciksiz-biyografik-not2

1968. Josef Kılçıksız Rum-Ortodoks bir ailenin çocuğu en büyük erkek çocuğu olarak Antakya’da dünyaya geldi

-Kılçıksız lise öğrenimini Antakya’da tamamladı. Şehrin kozmopolit atmosferinin etkisinde liberal bir hava soluyan Kılçıksız kendini lise ve üniversite yıllarında sol geleneğin etki alanında buldu.

 

-Sırasıyla Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde Almanca, Hacettepe’de Felsefe, İstanbul Üniversitesinde Antropoloji, Dumlupınar üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde İşletme ve nihayet Ege üniversitesinde Sanat Tarihi öğrenimi gördü. Kılçıksız'ın yükseköğrenim serüveni yurtdışında da sürdü

- Roma Pontificia üniversitesinde Teoloji - Tampere(Finlandiya) Üniversitesi'nde insan bilimleri, felsefe ve Alman filolojisi eğitimi aldı; hâlen aynı üniversitede yardımcı asistan, doktora öğrencisi olarak görev yapıyor.

- Türkiye'deki öğrenimini kendisi ve ailesinin maruz kaldığı dini, siyasi ve sosyal baskılar nedeniyle yarıda kesip Fransa'ya göç etti. Bir süre Paris’te öğrenimini sürdüren Kılçıksız yıllardır Helsinki'de yaşıyordu.

Kılçıksız ülkesinden dramatik ayrılışını şöyle yorumluyor: ‘Bazı sıvılar vardır birbirine karışmazlar; yurtdışı yaşantılarım doku uyuşmazlığı gibi bir şey. Benim bir ülkeden ötekine kaçışım aslında huzursuz bir ruhun anayurt Türkiye’de bitecek olan fırtınalı yolculuğudur.’

Kendi özgeçmişini ‘özetle böyle ama ayrıntıda çok daha ilginç ve karmaşık bir hayat hikayesi’ olarak niteleyen Kılçıksız’ın kültürel ve sosyal içerikli yazılarıyla, Aamulehti/Tamperelainen gibi değişik Fin gazetelerinde yayınlanmış Türkiye’deki siyasal-sosyal gelişmeleri de içeren sayısız makalesi bulunmaktadır: Bunlardan bazıları şunlardır:

-Uyum için kültürel kodları yorumlama yeteneği

-Çok kültürlülük: bir mit ya da başarısız olmuş entegrasyon için (euphemism) bir örtmece mi?

- Modern Türk toplumunda tarihi referanslar ve Osmanlı mirası

-Herkese çok kültürlülük/Hümanist ve isyankar

- Toplum şifreleri uyum sürecinde yavaş yavaş çözülür

- -Şiir hayatın zor dönemeçlerinde kendime tuttuğum aynadır

-Türkiye’de siyasal perspektifler üzerine bir makale: ‘Her şey iki adamın (Ecevit ve Öcalan) sağlığına bağlı’

-Fin toplumunda göçmen bir olgu mu yoksa karabasan mı?

- ‘Kürt sorununun arka planı’

- ‘Finlandiya’da göçmen istihdamının önündeki engeller ve ‘Kültür elçiliği’ kavramı üzerine’

- yerel seçimlere ‘Sol Birlik’ Partisi’nin adayı olarak Belediye Meclisi’ne seçildi

-Kılçıksız’ın bir şiir çalışması bir Fin yayınevi aracılığıyla ’Hedelmät jotka eivät tuoksu ruudille” (‘Dilin kekremsi meyveleri barut kokmaz’) adı altında daha önce yayınlandı (2004/Eylül)

Tampere(Finlandiya) üniversitesinde doktora tezi:

-Kılçıksız doktora çalışması nedeniyle Ernst-Moritz-Arndt (Almanya/Greifswald) üniversitesinde yazar Wolfgang Koeppen’in üçlemesi üzerinde araştırmalar yaptı. (Temmuz/2011)

-Kılçıksız doktora çalışması W. Koeppen’in üçlemesi üzerine kurulu geniş kapsamlı bir toplumsal çözümleme niteliğindedir. Üçlemenin son romanı ‘Der Tod in Rom’’u (Roma’da ölüm) merkeze alan bu çalışmanın odağında; savaş sonrası Alman toplumunda baş gösteren mitik olgular, Josef Kılçıksız’ın keskin çözümlemeci merceği altında olağanüstü ve abartılı kıyafetlerinden soyundurulmuş ve toplumsal analizlere tabi tutulmuşlardır. Koeppen’in roman kahramanları yenilgi kompleksi altında şiddeti yüceltirken nasyonal sosyalist bir ideal ortaya koyarlar. İşte Kılçıksız; değişik toplumsal roller arkasına saklanan bu zayıf ve korkak insanların maskelerini analitik bir bakış açısıyla idirmeyi başarır.


ŞİİR ÜZERİNE

Şiir bence öncelikle bir ilham işidir, duygusal veya düşünsel deneyimleri, dilin ses ve ritim öğelerini kullanarak, yoğunlaşmış ve sıradanlıktan uzak bir şekilde ifade etme biçimidir.

Şiir bence bir refüjyum, bir sığınaktır, kişinin yabancı coğrafyalarda kendine bir ses köprüsü yaratma çabasıdır. Modern toplumlarda hayatımızı adeta abluka altına almış korkularla, fobilerle baş etme girişimidir, şiir. Şiirim Modernite’nin insanı hasta eden ruhsuzluğuna, tam bir cezasızlık içerisinde fütursuzca büyüyen umursamaz kibrine karşı biriken tepkinin kristalleşmesidir.

Ben şiiri birazda yenilgi ve melankoliden yazıyorum; yani şiirimde toplumcu motifler bulmak mümkün ancak şiiri toplumun hizmetinde bir mızrak gibi kullanmak amacım olmamıştır. Mesela Nazım’ın şiiri içime çektiğim gökyüzü gibidir. Mayakovski’nin üslubunu çok takdir ederim mesela, ama şiirinde vermek istediği mesaja tümden katıldığım söylenemez. Şiir yazma serüvenim liseli yıllarda başladı aslında, ancak bu şiir ilhamının dinamikleri hep negatif ortamlardan beslendiler: Güvensiz, sevgisiz bir aile ortamından, korkulardan, yabancılık ve dışlanmışlık duygusundan, melankoliden, savrulmuşluk ve dibe vurmuşluktan en çok düş kırıklıklarından. Şimdi böylesine öğelerden ivme kazanmış bir şiir içerik olarak ta negatif olur, diye düşünülebilir, ama böyle olmak zorunda değil tabii ki.

Uykusuz geceler, bekleyiş durumu, özlem, ayrılık ya da ölüm korkusu şiirin ilham perileri için ayrıcalıklı durumlardır, hele bir de yar ve mis gibi bir bahar eşlik ediyorsa bu durumlara, şiir kayıtsız dayatır o vakit. Ancak demin sıraladığım koşullar sadece benim için iyi bir şiirin doğuşu için vazgeçilmez koşullardır; buradaki öznellik aslında şiir için bir handikap değildir, aksine şiirin özgünlüğüne katkı sunan bir şeydir, diye düşünüyorum.

***

 

[en français]

  • Josef Kılçıksız né le 8 juın 1968 à Antakya, où il est passée son enfance.
  • Elle a terminé ses études universitaires à l’université de Hacettepe dans le domaine de Philosophie. Elle a continué ses études en Anthropologie à l’université d’Istanbul, en Théologie à l’université de Parme (Italie), en Administration Publique à l’université de Dumlupınar,  en Histoire de l’Art à l’université d’Ege.

Depuis 2001, il prépare son doctorat en Philosophie à l’université de Wasa et Tampere en Finlande, où il travaillait comme personnel académique.

Après avoir fini ses études universitaires, en Philosophie, Histoire de l’Art, Philologie et littérature, il a couronné ses études obtenant le diplôme de Pédagogie à la Faculté de Pédagogie d’université de Tampere.

Entre 1991 et 1995 il a obtenu une maîtrise en Philosophie de l’université de Wasa et Tampere en Finlande.

Il a un large éventail de langues : il parle l’Allemand, l’Anglais, Finnois, le Français, l’Italien, la Turque et l’Arabe couramment (mais l’Arabe que parlé). Entre 1996 et 2000 il a travaillé comme professeur dans différents établissements scolaires en Finlande.

Dès  2000 à 2014 il était  traducteur et Interprète assermenté dans les services immigrations et d’État en Finlande.

Dès 1998 à 2000 il a travaillé comme Speaker (Présentateur, Interlocuteur) à la télévision locale.

Livres publiés : poésies et nouvelles en Finlande « les fruits qui ne sentent pas de poudre à canon » et un livre débutant de poésie en Turquie « Bahar Kapımda »

  • Ses articles ont été publiés dans plusieurs journaux Finnois (Aamulehti, Helsingin Sanomat,etc.)
  • Il est active comme représentant et militant des Amnesty International dans le domaine de réfugiés politiques
  • Patika, Güney, Ekin Sanat, Kirpi Edebiyat, Muhabirce et İktisat ve Toplum sont parmi quelques magazines qui publient ses articles et ses poèmes
  • Ses poèmes ont été traduits en Finnois
  • Il a une notion de poésie et une conception littéraire basée sur l’image, philosophie et mythologie parfois élitiste toutefois gardant une approche fine et ironique vers les gens expulsés de la société turque; par conséquence dans sa poésie on remarque un langage parfois vulgaire pour avoir un contact simple mais non-conformiste avec la masse de lecteur de (gecekondu) bidonville.

 

Balıkesir'de doğdu (1949) ve aynı yerde liseyi bitirdi. Bütün dünyada büyük altüst oluşların yaşandığı 60'lı yılların ikinci yarısında ODTÜ'nde inşaat mühendisliği okudu; öğrencilik yıllarında özel ders verdi; yazları Almanya'da işçilik yaptı; politik nedenlerle okulu üçüncü sınıfta bıraktı. Cezaevine düştü. Öğrencilik yılları ve daha sonraki yıllar çoğu zaman otostopla bütün Anadolu'yu, Avrupa'yı dolaştı.

Bugünkü birikimi, o yıllar yüz yüze gelme imkanı bulduğu değişik kültürlerden beslenerek oluştu. Basın sekreterliği, sendikacılık, motel, restoran işletmeciliği, mesleki yayın ithalatı, kitapçılık, profesyonel yöneticilik vb. değişik işler yaptı. İflah olmaz bir iyimserdir; düşüncelerini açıkça ifade eder, Kişisel problemleri kolaylıkla anlar. Dinlemekten çok konuşmaktan hoşlanır, kelimelere hakimdir

İnsana ait her şeyi sevdi, hep tutkulu aşklar yaşadı , şiir tutkusu da bu kaynaktan beslenerek hayat buldu. Şiiri, yaşamın özü olarak anlıyor. Beyin araştırmalarına ilgi duyuyor, Dil, düşünce ve yaratma süreci ve aralarındaki ilişki üzerine kafa yormayı seviyor. Politika ve bitkiler dünyasında pek adı anılmasa da iyi yemek pişirir. Hiç değilse karnınızı doyurur. Dünyada kıskandığı tek şey güzel bir ses ya da müzik ve dans yeteneği.